Ana Sayfam yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim
Ana Menu
 M. Kemal Atatürk Hayatı
 Çocukluğu ve Eğitimi
 İstiklal Savaşı
 Görüşleri
 Devrimleri
  İlkeleri
  İnkılapları
 Kronoloji
 Vecizeleri
 İstiklal Marşı
  Ordu Kumandanı
 Atatürk ve Spor
 10. Yıl Marşı
 Deyişleri
  Gençliğe Hitabesi
 Ölümü
  19 Mayıs
  Doğa Sevgisi
 Askerlik
 Çocuk Anısı
  Hakkında Söylenenler
 Özdeyişleri
 Bilim Hakkında Söyledikleri
  Çocuk Sevgisi
 Köylü ile Anısı
 Vatan Sevgisi
 Yenilikler
 Sanata ve Sanatçı Önem
  Düşünceleri
 Katıldığı Savaşlar
  Milli Mücadele Anlayışı
  Dolma Bahçe
 Resimleri
Reklam

Gazeteler
 Gazeteler
 Haberler
 Dergiler
 Televizyonlar
  Radyolar
 İnternet Medya
 Magazin
  Son Dakika

Hakkımızda
  Hakkımızda
 Bize Ulaşın
 İletişim

 

Atatürk ve Doğa Sevgisi

Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk’ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur.

  Ankara’yı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti yapan ve bir bozkır kasabasında modern bir şehir kuran Atatürk, bu yönüyle de, günümüzdeki, şehircilik, çevre ve tabiat güzelliği kavramlarına, 1920’li yılların şartları içinde ışık tutan bir dehadır. Bu kavramların bilinmediği ve konuşulmadığı o yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek, Cumhuriyetin başkenti Ankara’yı düzene sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, Çiftliği kuran, sefaret bahçelerinde yeşilliğe imkan veren Atatürk, diğer yönleriyle olduğu gibi, bu yönüyle de her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir.

 

  Atatürk’ün kişiliğini oluşturan etkenler arasında bitki ve hayvan sevgisinin de önemli bir yeri bulunmaktadır. Atatürk, yaşamının son günlerinde de yeşillikler arasında olma özlemini duymuştur. Yeşilliği olduğu kadar barışı da seven Atatürk’ün Anıtkabiri’ne dünya uluslarının gönderdikleri fidanlarla meydana gelen Barış Parkı, ölümünden sonra da Ata’nın kişiliğiyle bütünleşmiştir.

 

AY DA, GÜNEŞ’TE AYGÜNEŞ’TE GÖRDÜM

 

AY DA, GÜNEŞ’TE AYGÜNEŞ’TE GÖRDÜM
ATATÜRK’Ü GÖRDÜM; MUSTAFA KEMALDE

Atatürk’ü gördüm, Atatürk’ü Mustafa Kemalde
Mustafa Kemal, Yılmaz’ın eli, Mustafa Kemalde
Saçları, ak, masmavi gözleri, yürüyor enginlerde
Mustafa Kemal, içimizden biri, daima sinemizde

Ulu Çınarın, gölgesinde büyür, serpilir nesilleri.
Atatürk’ün izi, Mustafa Kemallerin hep ayni izi
Mustafa Kemal’in eli, dudağında koca tepedeydi
Tarihimize yazdık silinmezcesine, sinemizede seni

Mustafa Kemal, Yılmaz, yılmaz Atatürk’ün gençliği

 

Soğuk Bir Kasım Sabahı

Bir 10 Kasım sabahıdır.
Mustafa Kemal’in ülkesinde,
Ağlar dağ, taş, gök, deniz...
Ağlar yere düşen her yaprakta sonbahar.

Bedenler sana hasret, sana esir, sana susuz
Bilirim 70 senedir oynanır bu senaryo kusursuz.
Tabulaşır kelimeler çatlamış dudaklarda,
Gözyaşları durur akamaz o dakikalarda.

Bir siren sesi duyulur yakarışlarla birlikte,
Sessizlik hançer gibi saplanır,
Bir güz vakti, hüzne demir atmış yüreklere.

Bu sabah güneş batıdan doğacak elbet.
Bilirim dünya dönmeyecek bugün.
Soğuk bir kasım sabahı Kemal’in ülkesinde
Acılara boğulmuş, kanayan bir gün...

 

 
haberler